Sınav koçu Ömer kitabı 12. Taktik : Konfor alanı

Sınav koçu Ömer kitabı 12. Taktik : Konfor alanı

A) Çalışırken konfor alanı (44) : Güvende hissettiğiniz , yapabildiğiniz ve iyi olduğunuz derslerdir .Bu dersleri çalışırken kontrolde ve güvende hissedersiniz . Çalışırken zorlamazsanız . Bu dersleri çalışmayı seversiniz . Seversiniz çünkü yapabiliyorsunuzdur .Yapabilme hissi , kontrolün sizde olduğu hissi sizi bu derslerde daha çok çalışmaya iter. Bazı dersler vardır ki çalışmak zordur sıkıcıdır . Zor ve sıkıcı olmanın ötesinde korkutucudur sizin için . Çalışırken , korkarsınız ve kaygılısınızdır . Çünkü bu dersler sizin konfor alanınızın dışındadır (45). Kaygılanırsınız o konuları çalışırken . Bu bir ders olmanın dışında sevdiğiniz iyi olduğunuz derslerin içindeki bazı konular da olabilir .Burda belirleyici olan hissettiğiniz duygudur. O dersi çalışırken olumlu duygular mı hissediyorsunuz , olumsuz duygular mı ? Veya o dersin bir kısmına çalışırken zorlanıyorsunuz mu kolaylıkla mı hallediyorsanız ? Bu soru belirleyici olacak. Zorlayıcı duygular hissediyorsanız ; kaygı , korku , zorlanma , belirsizlik , yapamama ve başarısızlık korkusu ve yetersizlik gibi bu duyguları hissettiğiniz konu ders konfor alanınızın dışındadır. Ve konfor alanınızın dışında girdiğiniz alan korku alanıdır. Yani o dersleri çalışırken korku ve olumsuz duygu hissediyorsanız aslında doğru yoldasınız çünkü gelişmeye başladınız. Bilinmeyen sularda yüzmeye başladınız . Ve ne kadar çok korktuğunuz derslerle yani olumsuz duygu hissettiğiniz konularla korku alanınıda vakit geçirip çaba gösterirseniz , pratik yaparak bilgi ve beceriniz artaracak . Bilgi ve beceriniz artıkça bu korktuğunuz derslerde korku duygusundan akışa ve ya rahatlamaya geçecek duygu durumunuz . Çünkü korkularınının üstüne uğraştığınız için onları aştınız. Aştığınız içinde birçok yeni bilgi öğrendiniz . O derste ilerlendiniz geliştiniz . Siz korktuğunuz derslerle uğraştıkça , zorlansanızda bırakmadan pratik yaptıkça korku alanından çıkıp öğrenme alanına geçiyorsunuz . Maksimum öğrenme korkulan ve zorlanılan alanlarla uğraşınca gerçekleşiyor. Siz korkmanıza kaygılı olmanıza rağmen çalışmaya devam edince asıl öğrenme bilgi ve beceri gelişimi başlıyor . Pratik yapmaya devam ettikçe o çok zor görülen işi artık rahat biçimde yapabilmeye başlıyorsunuz. Çünkü o işin zorluğu belli düzeyde .Sizin yapabilme beceriniz ise sürekli artan düzeyde. Eşik şiddeti yani nete dönüştürmesi için gereken tepe sınırı aştığınızda , artık o bilgiyi ediniyor yapabilir hale geliyorsunuz. Ve eşik şiddeti aştığınızda pratik yapmaya devam ettiğiniz için bilgi ve beceriniz artmaya devam ediyor . Ve o konuyu çok rahat yapmaya

başlıyorsunuz . Hatta sevmeye başlıyorsunuz . Çünkü geçmişte çok zorlandığınız yapamayacağınızı düşündüğünüz o dersi artık çok rahat yapabiliyorsunuz . Korkularınızla kaygılı olduğunuz işlerle uğraştıkça öğrenme alanına giriyorsunuz . Ve birçok yeni bilgiliyi ve pratik beceriyi yapabilmeyi öğreniyorsunuz . Öğrenme devam ettikçe yapılan artan düzeyde pratikle o işi daha hızlı ve daha sağlam yapıyorsunuz . Artan pratik sayesinde hem daha hızlı hemde daha iyi yapabilir hale geliyorsunuz . Çünkü beceriniz sürekli artıyor . Sorun öğrenilmiş çaresizliklerinizde . Bazı derslerde beceriniz düşük olabilir ama becerinizin ötesinde , ben yapmıyorum şu ders olmuyor gibi öğrenilmiş çaresizlik yüzünden o derslerde yeterice çalışmıyor üstüne gitmiyor olabilirsiniz . Çünkü baştan yapamayacağınızı düşünülüyor . Filler çocukken ayağına küçük bir ip bağlanıyor kazığa bağlı ip. İpten kaçamya çalışıyor fil . Ayağı yara oluyor ama kaçamıyor . Hareket edemiyor . Ve şunu öğreniyor o ipi zorlama , zorlarsan ayağın acır ve o ipten kurtulamazsın . Ve fil büyüyor devasa boyuta geliyor . Yine küçük bir zincir olan iple onu zaptırap altına alıyorlar . Çünkü fil öğrenilmiş çaresiziliğe girmiş , kurtulamayacağını düşünüyor. Sizde şu an devasa bir filsiniz . Zihinsel kapasiteniz inanılmaz yüksek . Matematik dersi küçücük bir zincir veya diğer dersler baştan korkuyla yapamayacacağınızı düşünürseniz o dersleri evet yapamayacaksınız . Ancak o dersi yapabilmenin bir yolu yordamı olduğunu anlarsanız ve o derste ilerlemenin becerinin artırıp yüksek net yapmanızı rasyonel yönteminini ve altyapısını öğrensenizde onu da diğer dersleri de yapabilir hale gelebilirisiniz. Çünkü her ders için durum aynı . Belli bir zorluğu var . Belli başlı bimeniz gereken bilgiler ve çözüm yöntemleri var . Siz korkmanıza , zorlanmanıza rağmen çalışarak pratik yaparsanız , yapamama ihtimaliniz yok. Yapamıyorsanız yeterince pratik yapmamışsınızdır. Veya pratik yapıyorken yardım almamışsınızıdır . Yapabilmeniz ve başarabilmeniz , düşünerek ve gelişerek yapılan pratikle mümkün . Böyle bir çalışma sisteminde korkuyorsanızda o dersle uğraşırsanız . Pratik yapıp zorlarsanızda çalışmaya devam edersiniz ve sonunda yapabilir halledebilir hale gelirsiniz. Çünkü tüm çalışma sisteminizi konfor alanını dışında olacaktır. Unutmayın konfor alanında çalışırsanız sadece sığ sularda kulaç atmış olursunuz , ilerlemezsiniz. Size net getirecek tatmin getirecek derine nufüz etmek , suya dalmak ve daldıktan sonra derinleşmektir . Konfor alanı dışında bilinmeyen sulara kulaç atar ve dalarsanız suyun dibine , denizin güzelliklerine şahit olabilirsiniz.

B)Korku ertelemeye bahaneye isteksizliğe sebep olur. Bunlar hepsi kaygıdan kaynaklanır . Kaçıyorsanız bir işten dersten yapmaktan ve kendinize 10 farklı uğraş çıkarıyorsanız , kaygılısınız demektir . Bir şeyle ilgili kaygınız var ve o işi yapmadıkça rahata eremeyeceksiniz . Kaygı kaçışa sebep olur . Bu kaçış hem dersleri çalışmaktan kaçmaktır. Hem o korkudan kaçamaktır , hem o komple ders çalışmaktan kaçmaktır . Kaçtığın her işi öldürmediğin için güçlendirmişsindir . Yılanını başını küçükken ezmediğin için büyümüştür .Senin o işi yapma isteğin , gücün ise zayıflamıştır . Çünkü onun kaygısı irade pilinin gücünün çoğunu tüketmiştir . Yani o işten kaçmak 2 türlü soruna yol açar . Hem senin yapabilme gücünü azaltır . Zamana bırakman uyuşturur .Ve gücünün tükenmesine yol açar. Hemde onunla uğraşıp bir an önce bitirmediğin için o işi kafanda büyür bundan dolayı kaçtığının bahane ürettiğinin ve bunu korkudan kaygıdan kaynaklandığını farkına varmalısın .Kaygını ise çözümü eylemdir .Ya direk o kaygılandığın konfor alanın dışında olan işe giriş ya da girişeceğin zamanı belirle . Ama çoğunlukla konfor alanında çıktığında yapacağın irade gerektiren işlere zaman ayırmak istemeyiz . Çoğu zaman bizi geliştirecek şeyleri impulsive ( dürtüsel ) olarak istemeyiz . Çünkü bize kısa sürede zevk vermez . Tam tersi çokça yorar ve gerekte yoktur . Yani onu yapmadan da hayatta kalırız. Hatta o işi yapmazsak hayatımız çok daha rahat , çok daha konforlu olacaktır . Kolay kazanmayı kısa vadeli düşünmeyi seçersek her zaman konfor alanının dışındaki şeyi yapmayı seçmeyiz . Yani marsmelov deneyinde 15 dakika beklemek . 2 marsmeslovu almakla için şu an o marsmelovu yememek çok çok konforsuzdur . Çünkü impulsive (dürtüsel ) beyin bir an önce hazza kavuşmak ister . Dahası için doğru olanı ve değerlerine uygun olanı seçmek için zor olanı çoğu zaman seçemez . Bundan dolayı gelişimi , konforsuz olanı çoğu zaman istemeyeceksiniz . Anlık istek ve zevkinizi yerine konforsuz olanı korktuğunuz zor olanı seçtiğinizde ; uzun süreli bir rahatlamaya , huzura hemde daha büyük bir ödüle kavuşacaksınız .

C) Öğrendiğiniz diğer dersleri , iyi olduğunuz konu ve dersleri de konfor , korku , öğrenme , gelişim şeklinde öğrendiniz . Yani hayataki her eylem temelde bu mantıkla öğrenildi . Bebekken konforu bırakıyor , sınırlarını zorlamaya başlıyor . Ama başlamadan önce korkuyor . Ağlıyor korktuğu için . Sonra korku alanından çıkıp öğrenme alanına giriyor . Herhangi bir dili öğrenirken düşünün başta apathy yani ilgisizlik var . Hem bilginiz hem beceriniz düşük ( 46 ) . Sonra bilgi var farkındalık var ama başarı beceri yok . Beceri ediniyoruz sonraki adımda . Hem beceri , hem bilgi var 4. Aşamada ise bilinç yok , beceri var. Bununla korku alanın ve akış grafiği hepsi birbiriyle çokça ilişkili gelin hepsini ilişkilendirelim. Konu hakkında bilginiz olmayınca apathy yani ilgisiz oluyorsunuz. Çünkü ilgiliniz ve bilginiz yok . Sonra o alanla haşır neşir oldukça konfor alanınızdan çıkıyorsunuz ve korku alanına giriyorsunuz . Çünkü beceriniz çok düşük ve zorlukta çok yüksek . Beceriniz geliştikçe artık hem bilgilli hem beceriklisiniz . Ve bilgi ve becerinizi ile zorlukla paralel artıkça akışa giriyorsunuz. Yani konfor ve korku alanınından çıkmış olup öğrenme ve gelişim alanına girmiş oluyorsunuz. 4. Aşamada öğrenmede ise işi otomatik oluyor ve artık işi gelişim alanında yapıyorsunuz . Ve çok rahat biçimde oluyorsunuz çünkü beceriniz çok yüksek zorluk ise düşük (47) .

Buna rağmen kendinizi geliştirmeye yeni şeyler öğrenmeye devam ediyorsunuz . Ve eğitimler aldıkça o alanda derinleştikçe ustalaşıyorsunuz çünkü o alanda konuda gelişim alanınızdasınız.

D) Bizi canlı yapan mücadele etmemizdir , konfor alanıysa riskin olmadığı rutin dışı mücadelenin olmadığı kısımdır . Konfor güvende hissettiğin , gelişmediğin , garanti olan her yoldur . Tıbbın meslek garantisi olması bir çok zeki çalışkan öğrencinin harcanmasına yol açar . Aslında ızdıraplı olan konfor alanını seçmelerine sebep olur . Güvenlik ile gelişim arasında kalan cesur olmayan bir birey kesinlikle güvenliği seçecektir. Özgürlüğü , mutluluğu ve tatmini güvenlik için bir kenara bırakır . Ancak ilkel beyin güdümünde korkularında hapsolmuş bireyler için güvenlik özgürlükten ve

gelişimden değerlidir. Korkuları kişinin objektif ve esnek düşünmesine engel olur . En güvenli olan yol neyse ( devlete kapaığı atmak gibi ) onu seçer. Bu aslında güvenli olarak görünen yol mutsuz ve ızdıraplı hayatının ana sebebidir. Kuşun kafese konması gibi kişi kafese kendini koyar . Çünkü güvende yaşayacaktır( maddi olarak ve çevresel baskıdan dolayı ) . Aslında hiçte kolay olmayan ızdırap veren konfor alanını seçer. Bu konfor alanında geçireceği süreçte vereceği emeği , hangi alana verse o alanda hem çok iyi olacak hem de konfor alanında kazandığı paranın mislini kazanabilecektir . Bunu görmesini engelleyen en önemli etken kişinin kendine ve hayata karşı güvensiz olmasıdır. Kendi benliği içinde güvende hissetmeyen hayata karşı güvende hissetmeyen bir kişinin güvenlik ihtiyacını hiçbir garanti meslek , başarı, mal ve mülk tatmin edemez. Tutucu biçimde hem kendi hayatını hem çevresindeki insanlara hayatı dar eder. Elindeki yetkiyi kötüye kullanır . Her ne yapıyorsa mutlu değildir .Hayatından da menmun ve mutlu değildir. Bu mutsuzluğu çevresine çatarak çevresindekilere ( iş, aile ) hayatı zindan ederek geçiştirmeye çalışır. Mutsuz bir insanın mesleki başarısı da olumsuz etkilenir. Paranın hayatına katacağı mutluluk değerlere göre yaşamaktan daha fazla olduğu için de , her tür ahlaksızlığı yapmaya eğilimlidir. Sonuçta konforu seçmek hem toplumu hem kişinin kendi hayatını olumsuz etkiler .

E) İlkel zihin bizi güvende tutmayı önceliklendirir. Ve bilinen, tanıdık gelen güvenlidir ve rahattır. Çalışırken bildiğin güçlü konulara uğraşıp zor gelen zayıf olduğun konulardan kaçmanın sebebi bunların güvenli alan konfor alanın olması. Veya doğru yapıp sevindiğin konular değil hata yaptığın bilemediğin konular seni geliştirir. Konfor alanında gelişemezsin . Sadece boşa kürek çekersin . Aylarca çalışırsın sonuç artmaz . Sonuç alamazsın çünkü gelişim ve öğrenme odaklı çalışmıyorsun.

F) Konfor gelişim alanı Sizi sonuca en kısa yoldan ulaştıracak olan korktuğunuz ve zorlandığınız şeyler ile uğraşmaktır. Çünkü korktuğunuz şeylerin üstüne gittikçe öğrenme ve gelişim alanına gireceksiniz. Korkuyorsunuz çünkü bilinmeyen korkutur . Korktuğunuz şeyle ilgil bilgi ve yetkinliğiniz düşük. Yani şu an çok rahat çalıştığınız dersleri düşünün . İlkokul matemetik işlemleri . Veya alışkanlığa bağladığınız bir zorluk. Olay bu hale getirmek te .Örneğin araba sürmek başta zorlanırsınız sonra çok rahat halde onu yapacak hale geleceksiniz . Çünkü beceriniz çok yüksek olacak .Şuan çok iyi yaptığınız başardığınız dersleri düşünün .Sevdiğiniz dersleri neden seviyorsunuz ? Çünkü o dersle uğraşırken yetkin hissediyorsunuz . Yetkinliği oluşturan tecrübe ve yüksek beceridir . Bu beceriyi oluşturan ise yoğunlaştırılmış çalışmadır .. Beceri gerektiren her konuda bu geçerlidir temel akış grafiği ( bu taktikteki grafik ) . Zorlandığın dersleri çözmek bu kadar basit . Tüm olay konsantre bir şekilde pratik yapmak .Evet zorlanacaksınız . evet sıkılacaksınız . Evet huzursuz ve kaygılı hissedeceksiniz . Ancak bu hoşnutsuzluk ve konforsuzluk aslında geliştiğinizi gösteriyor. Geliştiğiniz için bunun bedeli olumsuz duygular . Sonuç gerçekten çok güzel olacak .Olay bu olumsuz duyguları anlamlandırmak ve aktif bir biçimde kullanmak .Zorlanıyorsan bu normal . Pratik eksiğin var demektir . Aynı zamanda becerinde düşüktür .Becerini çalışarak arttır . Sonuçta rahatlayacaksın , çalıştığın için o zorlukla uğraştığın için acı çekeceksin ama acı seni inanılmaz geliştirecek . Fiziksel acı çektiğinde antreman sonrası kasın gelişmesi gibi düşün .Zihinde konfor bağımlılığın var . Ve tembel olan zihninin onu atalete sürükleyen yağları yakması için zihin kaslarını çalıştımalı ve zorlamalısın. Zorlamadan zihinindeki pasları silemezsin . İşleyen demir pas tutmaz . Bunun için her anlamda seni zorlayacak , rahatını bozacak alışkanlıkları hayatına geçirmelisin.

G) Ne kadar olumsuz duygu hisssetsenizde hoşunuza gitmesede , sizi zorlayan şeylerle öncelik verin . Çalışırken olumsuz duygu hissedince , bu olumsuz duygudan kaçmayın. Veya olumsuz duygu hissetmenize sebep olan şeyi uğraşmayı bırakmak yerine olumsuz duygunun sizin sorunu çözmeninze motive etmek için vücudunuzun sinyali olduğunu fark edin . Unutmayın ki olumsuz duygu hissediyorsanız bu size çözmeniz gereken geliştirmeniz gereken birşeyler olduğunun sinyaldir. Can sıkıntısı bunun bir istisnası olabilir. Can sıkıntısının bir sebebi uğraştığınız işin seviyenizin altında olmasıdır. Ancak çalışıyorken korku size gelişeceğiniz yerleri şeyleri gösteren çok önemli bir sinyaldir . Korkunuz birşeyleri bilmediğinizi , yapamayacağınızı ve eksik bildiğini gösteriyor . Konuyu çalışırken yapamamaktan korkmanız , başarısız olacağınızı ve iş bulamacağınız gibi olumsuz düşünceleri tetikliyor . Yani bir konudan kaçıyorsunuz . Çünkü olumsuz duyguyu , o konuyla uğraşırken hissetmek ,sizi geleceğe dair korkutan kaygılandıran diğer düşünceleri de tetikliyor . Ve şuan sizi korkutan konuyu çalışmazsanız aynı korku sınav esnasında da karşınıza çıkacak . Korkunuzun üstüne çalışmak size o konuyla ilgili cesaret verecek. Şuan bu sorunu bu kafanızı kurcalayan uyaranı çözmeniz sizi hem uzun vadede rahatlatacak uyuşturmak yerine . Hemde gelişmenize yardımcı olarak benzer bir durumda daha kolay çıkmanızı sağlayacak .

H) Yeteneğin ve zekan lanetine dönüşüyor . Çünkü böyle bir zihinsel bedensel kapasiteyi kullanmazsan çok acı şekilde kaybedersin. Konfor alanında tüm potansiyelin heba olur . Lose it or use it ( kullan yada kaybet ) prensibi geçerlidir . Bu neuroscience ile ilgili bir terim olup hayatın her yerine uygulanabilecek enfes bir mantığı içerir. Zamanı örneğin kullanırsın , değerlendirisin ve onu korursun . Bu sana birçok konuda zaman kazandıracak araçlar kazandırır. Ve zamanını ya değerlendirisin ya da kaybedersin. Ve telafisi olmaz giden zamanın . Bunun için çok değerli bir kaynaktır. Örneğin zeka ve yeteneğin . Ya kullanırsın , değerlendirisin ve mutlu olursun . Veya kullanmazsın ki kullanmadan bir ömür konfor alanında yaşayabilirsin. Ancak kullanmamak hayatında ızdırap yaratacaktır. Potansiyelini yaratcıılığa ve üretkenliğe dönüştürmediğin yani içinde taşıdığın tohumunun büyüyeceği doğru ortamlara onu sokmayıp beslemediğin sürece ; hayatın burukluk katılık ve ızdıraptan ibaret olur .

Referanslar :

44.İnsanın Fabrika ayarı sınırları aşmak kitabı Sinan Canan sayfa 26

45. Öğrenme koçu youtobe kanalı konu ile ilgili kapsayıcı video : https://youtu.be/5aDApcnnZN0?feature=shared

46. Özgür Bolat beni ödülle cezalandırma kitabından sayfa 75

47. Akış mutluluk bilimi kitabı yazar Mihaly Csikszentmihalyi sayfa 117

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir