Öğrenme koçu kitabı 10. Taktik : İsteğin ve hayalin doğası

Öğrenme koçu kitabı 10. Taktik : İsteğin ve hayalin doğası

Bu senin mi hayalin başkasının mı ? İsteğinin altında bir ihtiyaç mı var arzumu ? Neyi istediğini bilmelisin çünkü arzu temeli ise onu elde ettiğinde artık onu istemeyeceksin. İsteklerini sorgula. Bu isteğin hayatına anlam ve değer katacak gerekli bir şey mi ? yoksa ego tatmini için bir araç mı ? İsteğinin altında bir ihtiyaç varsa onu en kısa sürede doyurmalısın .

A) Güney afrikdada şöyle bir av tuzağı oluştururlar. Ağacı oyarlar .Ve maymunaların en sevdiği meyveyi o oyuğun içine yerleştirirler. Maymun sevdiği meyveyi almak için ince uzun olan elini uzatır .Elini soktuğu zaman o meyveyi eline alır .Aldığı için tuzaktan elini çıkarmaz .Çünkü girişi dardır .Ve ancak elinde hiçbir şey olmadan oradan çıkabilir. Çoğu maymun bu tuzaktan kurtulamaz . Çünkü elindeki arzu nesnesini bırakamaz. Bizim içinde birçok sahip olduklarımız şeyler aslında bize sahip olmuştur . Bize hizmet etmesi gereken şeylerin kölesi olmuşuzdur. Yani sahip olduğun şeyin amacı ortadan kalktığı için araç amaç haline gelmiştri. Seninde ızdırabını oluşturan arzularındır. Budha ‘ İnsan hayatı her zaman acı ve ızıdırap içindedir ; çünkü doymak bitmek bilmeyen istekleri vardır ‘ der . Bu istekleri elde etmek için çok fazla çaba göstermek , elde ettikten sonra da korumak için çok fazla çaba göstermek bizim ızıdırabımızı oluşturur. Yani aynı maymunun elinin içindeki arzu nesnesi gibi bizimde arzu nesnelerinde bazılarını bırakmamamız , bizi hem çok mutlu edecek . Hemde içsel özgürlüğümüze kavuşmamızı sağlayacak .

B) İsteğinin altında bir arzu varsa o nasıl tatmin edilebilir ? Oscar Wilde : ‘ Tanrı insaları cezalandırmak isterse onların dualarına karşılık verir ‘ sözü bu konuyu özetler . Çünkü büyük resmi göremeyen insan hayatına ızdırap getirecek arzu nesnelerini , yani kendi belasını hayrını ister gibi ister .Çünkü kendimiz ve hayatla ilgili bir uyku halindeyiz farkındalığımız o kadar düşük ki rüyamızda birşey istedik . Bu gerçekleştiğinde bize yarardan çok zarar getirecek . Çünkü geleceği tahmin etmek , kendimizi tanımak , isteklerimizi ve duygularımızı anlamak ; gayret ve dikkat gerektiren bir süreçtir . Zordur . Kendimizi tanımadan ne istediğimiz isteğimizin kökünü anlamadan ancak yüzeysel ihtiyaçları giderebiliriz . Ve isteklerin altında çoğu zaman arzu vardır .Bu arzuları oluşturan çoğunlukla sosyal medyadan görülen hayatlar reklamlar ve toplumun dayatmalarıdır . Ve bu arzular , arzunun doğası gereği doyrulamaz . Çünkü bizi heyecanlandıran , mutlu eden arzu nesnesine ulaşmak arzularına sahip olmak değil onu kovalamaktır. Ayrıca arzulanan şey elde edilince anlamsızlaşır. Ve hedonik adaptasyondan dolayı da zihin en kötü durumlara da en iyi durumlarda alışır. Avı elde etmek için kovalamak tatmin edicidir . Yüksek mutluk sağlar onu elde etmiş olmak . Ancak bu mutluluk zamanla azalır sıradanlaşır. Çünkü elde edince yeni normal budur ve mutluluk seviyesi eski haline düşer. Ek olarak beyinde dopamin salgısının artmasını yani heyecanı ve mutluluğu beklenti oluşturur elde etmek değil. (65) Sonuç odaklı yaşarsan , tatmini sürekli kaçırmış olursun .Ve seni arzuların yönettiği içinde zihnin sürekli gelecektedir. Arzular seni sürekli seni beklemede tutar . Şu olsun, şunu başar, şuna sahip ol mutlu olacaksın diye duyarsın etrafından .Bu zihninin yarattığı önemli bir ilüzyondur . Amaç ise çölde serap görmek gibidir . Hazzı erteleyebildiğin kadar ertelersin daha büyük bir başarı daha büyük bir tatmin için . Ancak sonuca ulaşınca çok küçük bir tatmin daha aç bir sen . Mutluluk ve tatmini aramayı bırakır , arayışın kendisinin mutluluğun ve tatminin kaynağı olduğunu fark etmelisin . Ayrıca istek belli bir süre sonra belanız olacaktır. Çünkü o istek için yapacağınız fedakarlıklar mücadeleler sonucunda elinizde 0 kalacaktır. Çünkü isteğin altı boştur. Hem o isteği elde edene kadar çok mücadele edersiniz . Hemde elde tutmak için . Sizi mutlu edecek olan o isteğe ulaşmak o isteği elde etmek değil , o isteğiniz uğruna mücadele etmektir

C ) Avcı toplayıcı zihin avına ( arzu nesnesine ) bir an önce ulaşmak bir an önce elde etmek ister . Elde edince de tatmin ortadan kalkar . Yada sürdürülemez . Çünkü sürekli ve büyük bir doyum hissederse yarın besini bittiğinde yeniden avlanmak için motive olamaz.(66 )Açlık ve kıtlık zihniyetinin yönettiği bir insanın doyuma ulaşması çok güçtür.Ne kadar elde etsede sahip olsada bir süre sonra sahip olduklarının kölesi haline gelir. Ve sürdürülebilir doyuma ulaşamaz. Zihin hayatta kalması için tatminsizliğe huzursuzluğa programlanmıştır .Eğerki huzurlu olsa icat çıkaramaz , gelişemez , keşif yapamaz ve yeni şeyler denemez( 67 ). Tatminsizlikte arayışın , hayat mücadelesinin sürdürmesi için oldukça gereklidir. Schopenhauer:”Büyük beyinler mutluluk peşinde koşsaydı,insanlık hiçbir ilerleme sağlayamazdı.” der. Dönemimizin hastalığı:

Mutlu olma zorunluluğudur ! Büyük beyinler mutluluk peşinden koşmaz çünkü mutluluk yan üründür .Büyük beyinler kendini gerçekleştirmenin , mükemmele ulaşmanın doyumuyla yaptıkları işler ne kadar zorda olsa imkansızı gerçekleştiriler .Mücadeleleri , çektikleri acı ve ızdıraplar mutluluklarının parçasıdır . Mutlu olan bir insan yaratır. İmkansızı başarır. Mutluluğun sadece formu farklıdır . İçsel tatmin ve zihinsel sükunet maksimum zorlukta yüksek performans göstermeye sebep olan akış alanına bu kişilerinin girmesi ile oluşan mutluluktur (69) .Mutsuzlukları akışa girerek giderilir. Akışta zihin susar içimizdeki yüce benlik konuşur. Nietzche şöyle der : “ Bu hayatın acılarından ve anlamsızlığından kurtulmanın tek yolu yaratıcı olmaktır “ . Akışta yaratıcılık maksimumdur çünkü olayın tamamen içindeyizdir. Zihin susar .Akış hayat doyumunun mutluluğun en önemli bileşendir .

Para kazanmak mı isteğin ? Çok para kazanmak mı tıp okuma amacın . Herhangi bir bölüm okumandaki o bölümü okumak istemendeki ana amaç çok para kazanmak mı ? Eğerki çok para kazanmak istiyorsan bunu yolu girişimcilikten , finansla okuryazarlıktan ve yatırım yapmayı bilmekten geçiyor . Ek olarak e ticaret , kripto , borsa , nasdaq , forex gibi enstrümanlara yatırım yapabilir . Ingilizce sayesinde global değer üretebilen bir işin parçası olarak milyoner olabilir . Bir bölüm bitirince elde edeceğiniz maaşla o işte en iyi olmadığınız sürece ancak orta sınıf olabilirsiniz . Orta sınıf ; ev araba almak için yaşayan , memur zihniyetli , bir türlü refaha kavuşamayan , yoksulluk sınırının biraz üstünde yaşayan bireyler grubudur . Devlete kapağı atmış birçok kişi orta ve düşük gelir gruplarında yer alır ( devlette çokça torpil hüküm sürer ) . Sonuç olarak motivasyonunuz çok para kazanmaksa da iyi üniversite iyi bölüm bitirmek sizi orta gelir tuzağından alıkoyamaz . Ancak yüksek teknoloji üretebilecek tasarlayacak donanıma kendinizi getirmeniz , bilim üretebilecek kadar entellektüel sermaye sahip olmanız ve sürekli trendleri takip edip kendinizi yeni bilgi ve yetkinliklerle donatarak yüksek gelir elde edebilirsiniz. Girişimci ruhunuz varsa bunu besleyecek startuplar kurmanız veya startup dünyasında ilgi alanınızın olduğu projelerde ekiplere dahil olmanız , ve finansal okur yazarlığınızı eğitimle beslemeniz gerekmetedir . Çok para kazanamanın yolu bu saydıklarımdan geçiyor . Yeni dünyada iş imkanı ; yaratacı olan , teknoloji ve bilim üretebilen özgür zihinlere sahip insanların . Kalanı ise Juhan Harari ‘ nin bahsettiği toplumun büyük çoğunluğunu ‘’ gereksizler ‘’ oluşturacak (68) . Bu kişiler toplumu pozitif yönde ilerlemesine , geleceği inşa etmeye yetecek bilgi ve beceriye sahip olmadığı için günümüzde yaptıkları çoğu işlemleri yapay zeka ve robotlara kaptıracaklar . Ek olarak avukatlık doktorluk gibi garanti görülen mesleklerde yüksek teknoloji kullanmayı bilen bireyler sadece işini yapmayı sürdürebilecek . Örneğin tıp alanında biyo teknoloji nimetlerinden yaralanabilen , bilimsel içerik üreterek , biyoteknolojik ilerlemeye hizmet edebilecek doktorlar iş bulabilecek . Robotlar deep learning ( derin öğrenme ) sayesinde cerrahlık için gerek ince becerileri hızla öğrenebiliyor . Cerrahlar günümüzde kıtalar ötesinden robotları kontrol ederek ameliyat yapabiliyorken ; derin öğrenme sayesinde kendi kendinden öğrenebilen robotlar çok kısa zamanda tüm ince becerileri kendi kendine yapabilir hale gelecek . Önümüzdeki 10 yıl böyle bir dünya olacak.3 boyutlu yazıcılar ile üretilen organlar , organlarımızın yedek parçasının kullanmak için üretileceği hayvanlar , casper cas q9 teknolojisi ile gen dünyasında yapılan mücizeler , günümüzde gerçekleşen , bilimin nimetlerinden yararlanılarak kullanılan teknolojilerden bazıları . Bu teknolojilere erişmek , kullanabilir olmak , üretici ve geliştiricisi olmak için yüksek kaliteli eğitim alıp sürekli öğrenen olmak , teknolojiyi bilim üretimi yapacak kadar öğrenmek uzmanlaşmak gerekiyor . İngilizce seviyenizin çok ileri olması ,teknoloji kullanma becerinizin gelişmiş olması , eleştirel düşünebilmek bu dünyanın bir parçası olmak için zorunluluk . Temel bilimler ülkemizde değer görmemesine rağmen ileri teknoloji üretmek için hayati olan ve geleceği en parlak alanlar. Çünkü dünyanın geleceğini inşa edecek olan bilim ve teknoloji üreten şirketler ve kurumlar olacak . Yani biyoteknoloji , uzay teknolojisi , yazılım , yapay zeka , robot teknolojileri gibi yüksek teknolojinin üretildiği alanlar önümüzdeki 10 yılın dev şirketlerinin odaklandıkları alanlar olacak. Bu şirketlerin kurucusu , çalışanı olmak veya yatırımcısı hissedarı olmak sizi orta vadede milyoner , milyarder edebilecek bir potansiyeli barındırıyor. Bu fırsatları görebilmek , değerlendirebilmek ancak büyük bir vizyonla mümkün olacak.

B) Kimin isteği ? Çoğu insan tüm hayatını ; çevresindeki insanların beklentilerini , hayallerini gerçekleştirmek için harcar. Hayalini kurduğun o şey değerlerinle mi ilgili, arzularınla mı ? Doktor olmak istiyorsun niye ? İnsanlara sağlıklı yaşamalarına yardımcı olmak, acılarını azaltmak, şifa vermek , ölümsülüğü keşfetmek mi amacın ? Yoksa para kazanmak , garanti meslek olması itibar kazanmak mı onu istemenizin sebebi. İtibar kendini gerçekleştirdiğin, elinden gelenin en iyisini yaptığın herhangi bir meslekle insanlara değer kattığın için zaten gelecek . Parada önceki maddede bahsettiğim sebeplerden ötürü sadece okul bitirerek çok kazanılacak bir şey değil . Güvence elde etmek ise arzun onu da o iş mal mülk sahibi olmak doldurmayacak . Dıştan güven duygusu gelemez . Sadece güvenlik ihtiyacı bastırılır .

Niye tutkunu seçmiyor da , sana dayatılanı seçiyorsun ? Şuan üniversitede bölümü olan çoğu bölüm gelecekte olmayacak yada dönüşecek. Yani sana ösymnin sunduğu menüyü seçemek yerine kendi kokteyini hazırla. Kendini bu ülkeyle de sınırlamana gerek yok . Gerçekten ilginin ve merağının yüksek olduğu hayal ettiğin alan Türkiye ‘ de olmayabilir . Hangi ülkedeyse orada okumaman için hiçbir sebep yok . Çevrendeki vizyon sahibi olmayan , okumayan , araştırmayan , kendini aşmayı başaramış insanların seni yönlendirmesine izin verme. Bu insanların düşüncelerini kendi fikir istek ve arzularının önüne koyarak kendi zekana haksızlık etmiş olursun. Seni en iyi tanıyan sensin ve şuan farkına varmamış olsanda ne istediğini adın kadar iyi biliyorsun. Sadece şartlanmaları bırakıp üstüne baskı oluşturan düşüncelerden zihni temizleyip o hayaline tutunmalısın . Yaşayacak bir hayatın var . “Öleceğini hatırlamak kaybedecek bir şeyi olduğu düşüncesini yenmenin en iyi yoludur. Çünkü tüm dış beklentiler gururlar küçük düşme yada başarısızlık korkuları , ölüm karşında değerini yitirir. Yüreğinin sesini dinlemek için hiçbir sebep yok .Zamanınız kısıtlı bu yüzden başkalarını hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına kapılmayın . İnsanların düşüncelerinin gürültüsü kendi kalbinizin sesini duymasını engellemesine izin vermeyin ‘’ der Steve Jobs .

C) bu işi yapmak benim hayalim diyorsun ya bu hayalini inceleyelim .

Hayallerimizle ilgili problem , o hayali kurduğumuz zamana göre şuanki olduğumuz kişi ve şartların çokça değişmiş olmasıdır. Hayalimizi oluşturan belki o iş değildir. O işi yapan kişinin ustaca o işi yapmasıdır. O işi severek ve tutkuyla herşeyini ortaya koyarak yapması bize o işi sevdirmiştir .Ve o işi yapmak bizim hayalimiz olur. Halbuki o işle ilgili hem hiçbir deneyimizin olmamıştır . Hemde o işin altyapısı süreçleri ile ilgili o süreçlerin size uygunluğu ile ilgili hiçbir bilginiz ve tecrübeniz olmadan onu istemiş olup hayal kurarsınız .

Ancak bu hayalin altı boştur . O işi yapmadan , o alanla ilgili bilgilenmeden o işle ilgili herhangi bir varsayımınız önyargı ve dayatmadan öte ( yan gerçekleri inkardan ) bir şey değildir. Yani hayalinizi oluşturan eğerki o işi yapan kişinin tutkulu olması , işine kendini adaması ve o işi çok keyif alarak severek yapmasıysa ; aslında siz bu duyguları iş yaparken yapmayı hayal ediyorsunuz o işten ziyade. Bu duyguları hissettiğiniz başka işleri bulmak için deneyim kazanmaya bakın. Elinizi o işte kirletmek o işi yapan insanlarla muhattap olmak sizi çok fazla ilerletecek. Bİr işin hayalini kurma sebeplerinden bir diğeri ; o işin değerlerinizle veya sizin için anlamlı olan şeylerle bağlantılı olmasıdır.

D)Hayaliniz sizin bir değer verdiğiniz bazı şeyleri içeriyor olabilir. Örneğin insanlara yardımcı olmak ,onların acılarını iyileştirmek destek olarak onlara şifa vermek , insanların hayatlarına pozitif etki yaratmak , haksızlıklara karşı çıkıp o alandaki eşitsizliği gidermek , insanlraın hayatlarına anlam ve değer katmak ve insanların sorunlarını çözüp hayatlarını kolaylaştırma olabilşr . Hayatınıza değer ve anlam katan birkaç şey o işi o meslek alakalıdır .Ve siz o işi bunun için yapmak istersiniz. Burada da şu devreye girer . Bu değerleri o işi yapmadan o okulu bölümü okumadan yaşınızın bir önemi olamaksızın bu değer verdiğiniz şeyleri yapabilirsiniz , yaşabilirsiniz . Yani o işi yapmak istememenizin sebebi değer verdiğiniz şeyler ise bu değer verdiğiniz şeyleri şuan itibariyle yaşamaya başlayın ki daha anlamlı tatminli bir hayatınız olsun.

E)Bir işi yapmak istemenizin diğer sebepse o işin toplum tarafından çokça saygı ve hürmet gören bir meslek olması olabilir. Yani siz o işi yaptığınızda insanlardan göreceğiniz saygı ve değer doktorluk gibi o işi yapmaya sizi niyetlendirebilir. Yani o mesleği yapmak , hem sizin değersizlik ve yetersizlik duygunuza yara bandı olacaktır. Ve en çokta onay ihtiyacınızı dışarıdan diploma sayesinde gidermenizi sağlayacaktır. Topluma değerli , zeki yeterli biri olduğunuzu ; aldığınız diploma, kazandığınız para , statü ve elde ettiğiniz ünle ispatlarsınız. Onay ihtiyacınızı dış kaynaklar elde edip , sahip olarak giderirsiniz. Onay ihtiyacını iç kaynaklarla ( ilişkiler ,değerler ) ile de giderebilirisiniz . Bu şekilde gidermek ihtiyaç duyduğunuz onaya sevgiye , anlaşılmaya , saygı ve değer görmek gibi temel duygusal ihtiyaçlarınızın çok daha sağlıklı ve size bağlı biçimde gidermenizi sağlayacaktır. Ve ihtiyacınız olan duygusal tatmini ve doyumu aldığınız için dışsal başarılar sadece sizin için birer sonuç olacak . Onlara çok daha az anlam yükleyeceksiniz . ve kaygınız çok daha az olacak. Duygusal ihtiyaçlarınızı karşılamak için çok para kazanmaya mal mülk edinmeye statü edinmeye , dışsal güçler elde etmeye gerek olmayacak . İhtiyaçlar kolayca giderilecek . Ve bu kadar ihtiyaçlarınızı ertelememiş olacaksınız.

F)Bir davranışın altında çoğu zaman duygusal ihtiyaç vardır. Ve o duygusal ihtiyacın şuan tatmin edebilirsin . Değer görmekse arzun , şu an sana değer veren insanları çevrene seçmen ve onlarla samimi sıcak ilişki kurman sonucu o değeri hissedebilirsin . Adam yerine konulmaksa arzun ; başta kendini adam koyarak yani kendine saygı göstererek kendine değere vererek şuan saygı ihtiyacını giderebilirsin . Böylece 10 sene okul okuyup makam sahibi olmaya gerek kalmaz . Sana sen olduğun için saygı duyan insanlarla samimi ilişkinde saygıyı şuan elde edebilirsin . Eğerki çevren tarafından hor görülüp değer sevgi ve saygı görmediysen reddedildiysen ; bunun burukluğunu güç elde ederek atacağını düşünüyorsan çok yanılıyorsun. Çünkü güç elde etmek sadece daha çok güce aç olmanı ve ezikliğini eksikliğini yanlış kaynaklardan gideremeye seni itecek . O dış kaynakları elde edceksin ama elde ettikten sora dahi aradığın arzuladığın duygular ; sadece olduğun kişinin olduğu hali ile değer görmesi ve sevilmesi anlaşılması çabalarının görülmesiyle giderilecek . Başta görmen gereken kişi ise sensin .Kendi kendini görmeye anlamaya kendine nazik davranmaya başlamalısın. Ve bu hep dışarıdan gelecek gibi görülür sanılır .Ancak şefkat ve sevgi özden oluşur . Ve senin ihtiyaçlarını karşılamanın en kolay yolu , çevrene onu karşılıksız paylaşmaktır. Yani sevgiye mi açsın o zaman etrafına sevgi ver. Değer görmeye ve ilgiyle mi açsın , etrafındaki insanların iç dünyalarıyla yakından ilgilen . Saygı görmek mi istiyorsun . Etrafındaki her canlıya saygı duy .Şefkat ve merhametle yaklaş insanlara statülerini önemsemeksizin insan olduğu için değer ver . İhtiyaç duyduğun her şeye sahip olabilirsiniz . Hatta şu anda sahipte olabilirsiniz . İsteklerini kurcala altında duygusal bir ihtiyaç çıkacak. Bu duygusal ihtiyaç reklamlar ve çevren tarafından mı oluşturulmuş ? Yoksa doğal mı ? Örneğin başarmayı niye istiyorsun ? Değersiz olmadığını zeki biri olduğunu ispatlamak için mi ? İnsanların hayatına değer katmak için mi ? Kendini gerçekleştirmek için mi ? Kendini ispatlamaksa amacın ,değerli biri olduğunu insanlara göstermekse amacın başarılı olmana gerek kalmadan da , değersizlik duygu üstüne çalışarak bu ihtiyacını tatmin edebilirsin . Kendini ispatlamak ise hayat amacın ; içten içe ispatladığın şeye kendin inanmadığın için insanların onayını bekliyor takdirini bekliyorsun . Kendine inancı güçlendirerek ve onay ihtiyacını içten tatmin etmeye başlarsan ; kendini ispat etme motivasyonun ortadan kalkar. Değerlerine referans alarak verdiğin karar değerlerine ilkelerine uygunsa kimsenin onayı olmasa da olur.

G)İçsel çelişkilerini fark et bir şeyi gerçekten istiyorsan ve olmuyorsa bunu engelleyen içsel zincirlerin var bunları farkına var .Önünde marsmellow var ve onu çok yemek istiyorsun ancak (70) 15 dakika beklersen 2. si gelecek . Eğerki onu yeme arzun tüm zihnine hükmederse yani aşırı istekli olursan 2.yi bekleyemezsin o marsmelovu yemeyi erteleyemezsin .Aslında deneyin amacı hazzı erteleyebilme becerisini ölçmektir .Ama olaya tersten bakarsak hazzı elde etme arzusu ne kadar yüksekse , karşı koymak o kadar zor olacaktır (71).

Beyni harekete geçiren sistem tamamen duygusaldır . Ve eğerki bir şeyi yapmaktan kaçıyor , erteliyorsa o işi yapmayı gerçekten istemiyorsun demektir. Çünkü gerçekten arzuladığın tutku duyduğun kalbinin orada attığı birşeyi erteleyemezsin ertelemezsinde. Seni eylemden alıkoyan içsel çelişkilerin var . Onların farkında ol . İçsel çekişmelerinde seni tutan geri çeken sabota eden düşünceler neler ? Seni ileriye gelişmeye itenler neler ? Netleştirirsen ve seni geri çekenlerden kurtulursan çok daha berrak bir zihinle karar alırsan ilerlemen kaçınılmaz olur . İlerlemiyorsanda demek ki bu yol sana uygun değil yani belki de o işi yapmaman , yapmandan senin için daha iyi .Burada kritik olan sezgilerine kulak vermek.Sezgisel sistem duygular ve hisler ile sinyal verir bu sinyalleri okuma becerini geliştirmelin ki kendine en uygun yolda ilerleyebilmiş olasın .

K) İsteğinin senin mi olduğunu anlamak , gerçekten isteyip istemediğini anlamak için denemen gerekiyor. Elini kirletmelisin. Elini kirletmeden anlayamazsın . Ve gerçek olması için materyalistlik zemine indirgemen , yani adımları netleştirmen gerekiyor . Adımları koymaz gerçeğe indirgemezsen , hayallerin uçup gidecek .

Kendine hata yapma şansı tanı .Buna engel olan çok kırılgan bir güvenle hayatı yaşamaktır . Denemen lazım o işle ilgili pratik yapman lazım . Tüm o toplum senden hata yapamamanın , hatasız olmanı bekliyor . Bu inanılmaz bir baskı oluşturuyor . Ve uzmanlaşmana engel oluyor. Cidden o işte elini kirletmelisin . Ve kirlettikten sonra da gerçekten o işi seviyor ve istiyor musun anlayacaksın . Deneyimledikçe ancak neyi istediğin netleşecek. Örneğin yemek zevki nasıl oluşuyor. Farklı farklı yemekleri tadarak . Yani hangi yemeği istediğini , sevdiğini ancak deneyimle bulabilirsin. Bir restoranın iyi olup olmadığını hangi yemeğinin güzel olduğunu en iyi nasıl anlarsın ? Deneyimleyerek. Hangi mesleği istediğini neyi yapmak istediğini ancak deneyim elde edersen bulabilirsin. Veya ilgin ona alanla ilgili araştırma yaparak . Merak ettiğin konuların üstüne düşünerek ve o konuda deneyimle .

L)Utanmamıza rağmen yapmalıyız .Sen hayallerin doğrultusunda olursan insanlar seni kabule etmeselerde , övmeselerde onaylamasalar da olur . Önemli olan kendine ihanet etmemen . Çünkü eğerki bir işe girişip olmazsa başarısız olursam bunu nasıl insanlara açıklarım ? Benim imajım sarsılır ,insanların bana verdiği değer düşer . Beni aptal , akılsız görürler ve bana artık değer vermezler diye korkar kendimize ket vurarız . Hayallerimiz yaşamaktansa onlardan kaçıyoruz .Denemiyoruz . Çünkü hiç şans vermiyoruz güzel şeylere .Güzel ve mutlu şeyleri hak etmediğimizi düşünüyoruz . Böyle düşünmek te bizi eylemsizliğe itiyor . Çalışmayı bırakmaya , riske girmemeye , konfor alanımız neyse onu sürdürmeye itiyor . Utanç , korku rezil olurum , insanların benimle dalga geçer , bu açığa çıkar; bu korkular bizi çok kırılgan yapıyor ve yüzleşmekten kaçıyoruz . Bir de asıl sebep boktan deneyimler ve bu deneyimlerinden yanlış sonuçları çıkarmak . Şuan denemeye korkuyorsun çünkü daha önce denedin ve başarısız oldun . Yani ve bir daha denersen ve başarısız olursan yine o korkunç duyguyla yüzleşeceksin . Hayatla ilgili olan tüm hayal kırıklıkların saklı olduğu kutu açılacak . İnsanlara küçük düşeceksin . Bu tür yargılar hep diğer insanların düşüncelerine kendi istek ve hayallerinden daha fazla değer vermenden kaynaklanıyor. Yargılanmaktan korkuyoruz çünkü savunmasızsınız. Beni eleştirirler yargılarlar korkusu seni eylemden alıkoyoyur. Hayatı ertelemene sebep oluyor . Güzel şeyler bizlerden onlar için emek vermemizi beklerler . Ve güzel şeylerin hayatımızda olacağına inancımız yok .Güzel şeylerin aslında bize bağlı olduğunu unutuyoruz . Emeklimizin sonucunda başarıların oluşacağını düşünemiyoruz. Yani sorumluluğu almıyor ve güzel şeylerin hayatında olmasını bekliyorsun ama olmuyor . Her beklenti mutsuzluğu arttırıyor ve yaralıyor . Bekliyorsun hayatının güzel olmasını ama güzel olması için hiçbir şey yapmıyorsun . Ve sonuçta güzel şeyler olmuyor . Olan senin hayallerine oluyor . Sürekli hayal kırıklığı . Üstüne hayal kırıklığı sebebi sana bağlı olmayan şeyler ile ilgili hayal kurman , kurtarıcı beklemen . Ve sana bağlı olan aslında denesen birşeylerin değişeceği şeyler ile ilgili hiç çaba gösterememen . Sonucu elbetteki arzuların hayal ettiğin gibi olmuyar . Çünkü hayal ettiğinin olması için gereken en önemli birleşen sen yoksun işin içinde değilsin. Öznesi olmadığın bir işin imkanın hayatına gelmesini bekliyorsun …

N) Yola çıktığınızdaki ve ilerledikten bir zaman geçtikten sonraki istekleriniz de değişebilir. Ki değişmesi de çok normaldir. beklentileriniz ve hayalleriniz sürecin içinde değişkenlik gösterebilir .Ve olay hakkında deneyim ve bilgi edinmek sonucunda realistçe hayalinizi değerlendirebilirsiniz . Ki değerlendirmelisiniz de . Çünkü başladığını zamanla şuanki fırsatlar ve şartla çok farklıdır. Yani başlangıçta göremeyeceğiniz fırsatlar ayağınıza gelebilir. Veya o konuda ilerledikçe o konu zaten derinleşeceğiniz için spesifikleşeceğiniz alanda kristalleşir .Yani ne yapmak istediğiniz spesifkleşir ve netleşir . Ancak bunu olabilmesi için o konuda deneyim ve bilgi edinmelisiniz. Eliniz kirletmelisiniz. Kirlettikten sonraysa yön değiştirme konusunda kendinize çokça olanak ve şans tanıyın . Şans tanıyın ve toleranslı olunki kendinizin güçlü olduğu dehanızın olduğu alanı işi net biçimde bulabilesiniz . Her girdiğiniz yol , hayalinizi tespit etmek için attığınız her adım ve deneme bir gelişimdir , değerlidir. Ve sizin ileriye dönük haritanızın parçalarını oluşturacaktır. Önemli olan analiz etmek geçmiş deneyimlerinizi . Ve güçlü olduğunuz , sevdiğiniz , keyif aldığınız , ilginizin olduğu şeylerle ilişkili olan kısımları fark etme tespit etme bulma konusunda ayık olmalısınız . Kendinize şans tanımalasınız. Hayat siyah beyaz değildir . Bu kadar kırılgan olmamalısınız Kırılgan olan kendizie ve hayata olan güveninizdir. Hayallerinize, hayal ettiğiniz hayatı yaşamaya güveniniz o kadar azdır ki birkaç olay birkaç hata yapmak sizi onlardan uzaklaştır.Birkaç risk birkaç zorluk hayallerinizden isteklerinizden vazgeçmenize yol açar . Aynı şey çevrenizin hayata olan güvensizliğiyle ve size olan inançsızlığıyla da ilgilidir. Bir hatanızda , bie başarısızlığında sizi desteklemeyi bırakırlar. Size bilinenin mantığın yolunu tavsiye eder . Veya ahkam kesereler . Bizi dinelseydin aklın yolunu dinleseydin, diye sizi hayallerinizden caydırılar. Ve sizde dünden razısınızdır kafeste yaşamaya .Herşeyin belirli olduğu size toplumun çizdiği sınırlar içinde yaşar çevrenizin hayallerini yaşar , mantığınn yolunu tercih edersiniz ; sezgilerinizin ve içinizdeki çoçuğu bilgeyi dinlemektense. Ve işte 25 yaşında ölme dediğimiz olay tam olarak böyle olur. Tüm çocukluğunuz tüm gençliğiniz 25 yaşına kadar bir iş için okuyup bir baltaya sap olmaya çalışmakla geçer. 25 yaşından sonrası ise 75 yaşına a kadar mantığın konforun olduğu mutsuzluk dolu bir yaşantıdır.Evet bu yaşantı size imkanlar kazandırır. Ama kaybettiğiniz özgürlüğünüzdür .Uçmaktır , uçmaktan keyif alamkatır. Size sınırlandıran kafeste gül gibi yaşarsınız .Hayatınızda herşey yolunda olur .Daha ne istiyorsun der çevrenizdekiler . Sziin istediğiniz ise özgürlüğünüzdür. Kafanıza göre yaşamaktır .Özgürlük çok pahalı bir şeydir . Uçabilmekte çok bedeller ödeyerek sizi tutan her şeyden kurtularak gerçekleşir . Yani derin içisel sızınının mutsuzluğun temel sebebi bundan önceki hayatınızın mantığın ve çevrenizdeki sürünün aklına uymanızdır. Birey olmak o sürüden çıkarak gerçekleşir . sorumluluk alarak özgürlüğünüz için mücadele ederek gerçekleşir. Maddi olarak ve statü olarak ün olarak sizi doyurur . Ama içinizdeki susuzluğu gidermez . İçinizdeki çoçuğu doyurmaz sizi de derinden mutlu ve tatmin edemez iş hayatında .Ki iş hayatı hayat kalitenizin çok büyük oranda etkileyecektir. Çünkü en tepedeki ihtiyaç olan kendini gerçekleştirme ihtiyacınızı ancak yaptığını iş sayesinde gerçekleştirebileceksiniz . Bu ihtiyacı hobinizi yaparakta gerçekleştirebilirsiniz. Ancak neden yaptığınız iş sizin için bir oyun alanı , hobi olmasın ?

Referanslar :

65.Özgür Bolat Beni ödülle cezalandırma kitabından sayfa 24

66. Mutlu beyin kitabından

67.Mark munson kafaya takmama sanatı kitabından

68.Akış mutluluk bilimi kitabından yazar Mihaly Csikszentmihalyi

69. 21 .yy 21 ders yazar Yuval Noah Harari

70. Stanford‘lu psikolog Walter Mischelin 1972 de yaptığı deney https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Marshmallow_deneyi

71 . Master your brain: Neuroscience for personal development eğitimi udemy

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir